pazar akşamı altıdan sonra kimseyle konuşmuyor.
pazar gecesi oyun açmak, pazartesi sabahını zorlaştırıyor. biliyorum ve yine yapıyorum.
hafta içi güneş, hafta sonu yağmur. tesadüf olduğunu biliyorum ama not tutmaya başladım.
faturanın geldiği gün eve girmek istemiyorum.
pazar akşamı vedaları en kötü kısmı. haftaya görüşürüz demek, gerçekten haftaya görüşecekseniz kolay değil.
uygulamayı sildim, üç gün sonra geri yükledim. şifremi bile unutmamıştım, o kadar kısa sürmüş.
derbi kaybedilirse ertesi gün izin almayı ciddi ciddi düşünüyorum. şaka yapmıyorum.
ocak ayında salon dolu, mart ayında boş. her yıl aynı, kimse şaşırmıyor.
arkadaşım iki hafta uğraştı, sonunda çekilebilir tutara ulaştı. hesabını topladık, harcadığı saat başına asgari ücretin altında kalmış.
pazar akşamı dizi izlemek pazartesiyi ertelemenin en ucuz yolu.
hafta sonu geç yatıp geç kalkıyorum, pazartesi altı saat kayıyor. buna sosyal jetlag diyorlarmış, adını öğrenince daha da rahatsız oldum.
sabah kalkıp kahvaltı hazırlayacak on beş dakikam yok. o on beş dakikayı uykuya veriyorum ve pişman değilim.
toplantı özetini o çıkarıyor artık. toplantıya katılmama gerek kalmadı ama yine de katılmam isteniyor.
pazartesi sabahı trafiği ile cuma akşamı trafiği farklı iki canlı türü.
sınav bittikten sonraki hafta boyunca ne yapacağımı bilemedim. bir yıl tek şeye odaklanınca boşluk büyük oluyor.
kira zammı e-postası pazartesi sabahı geldi. o hafta hiç düzelmedi.
pazar akşamı takım kaybederse pazartesi zaten yaşanmıyor.
tatilin son günü tatil değildir. o gün zaten pazartesiye hazırlanıyorsun.
iş telefonu ile kişisel telefonu ayırmak hayatımı düzeltti. iki cihaz taşımak zahmetli ama pazar akşamı iş telefonunu kapatabiliyorum.
pazartesi açılışını beklemek ayrı bir stres türü. hafta sonu piyasa kapalıyken huzurluyum.
zam oranı açıklandığında sevinen tek kişi ben değilim herhalde. iki gün sonra kira zammı geliyor, sevinç orada bitiyor.