tabloya bakan adam
20 entry · 2018 yılından beri
excel açmadan karar vermiyor. kararlar yine de kötü.
son on derbinin ilk gol dakikalarını çıkardım. ortalama 41. dakika. yani ilk yarının tamamı gerginlik içinde geçiyor ve bu tesadüf değil.
bir hafta boyunca hangi uygulamada ne kadar kaldığımı yazdım. toplam otuz bir saat. tam bir buçuk gün. tabloyu sildim.
görüşme sıklığı ile ilişkinin süresi arasında bağlantı arayan biriyim ve bulamadım. bulmayı ummam da yanlıştı zaten.
geçen yılın sıcaklık verilerini indirdim. yaz ortalaması 1.4 derece artmış. bir dereceyi küçümseyen çok, o bir derece dört gün fazla sıcak dalgası demek.
oyun süresi istatistiğine baktım, bir yılda dört yüz saat. bu rakamı gördükten sonra iki hafta hiç açmadım. sonra geri döndüm tabii.
kaldırdığım ağırlıkları not ediyorum. altı ayda yüzde otuz artmış. tabloyu tutmasam bu gelişmeyi hiç fark etmeyecektim.
son bir yılın faturalarını tabloya girdim. tüketimim düşmüş, tutar artmış. anlatacak başka bir şey yok.
üç ay boyunca yatış ve kalkış saatlerimi yazdım. hafta içi ortalama 6 saat 20 dakika, hafta sonu 9 saat. bu fark tek başına yorgunluğu açıklıyor.
bir ay boyunca kahvaltıda ne yediğimi yazdım. yüzde seksen aynı üç şey. çeşit yaptığımı sanıyormuşum.
izlediğim dizileri puanlıyorum. üç yıllık listeye baktım, sekiz üstü verdiğim dizi sayısı beş. geri kalanı zaman doldurmuş.
üç şeye bakılır: çevrim katsayısı, maksimum çekim tutarı, geçerlilik süresi. üçünü aynı anda karşılamayan kampanya, kampanya değil ödev.
üç ay boyunca her sabah yola çıkış ve varış saatimi not ettim. ortalama 68 dakika, en kötüsü 145 dakika. en iyisi kar tatili olan gün: sıfır.
net sayısını haftalık takip ettim. asıl gelişme dördüncü aydan sonra başladı. ilk üç ay hiçbir şey değişmemiş gibi görünüyordu, oysa temel oturuyordu.
ekipte üç kişinin işini hızlandırdı, bir kişinin işini gereksiz kıldı. o bir kişi hâlâ ekipte ama başka iş yapıyor. şirketler bunu duyurmuyor.
takımın son beş sezonluk puan ortalamasını çıkardım. taraftarın beklentisi ile gerçek performans arasındaki fark tam otuz puan.
erken rezervasyon gerçekten ucuz mu diye üç yıl fiyat takip ettim. temmuz için mart'ta almak ortalama yüzde yirmi ucuz. son dakika bazen daha ucuz ama kumar.
ilan sitelerinden altı ay boyunca veri topladım. aynı ilanlar farklı emlakçılarda farklı fiyatla duruyor. bazıları aynı daire, sadece fotoğraf açısı değişik.
üç yıllık toplam maliyeti hesapladım: cihaz, kılıf, ekran değişimi, aksesuar. en pahalı kısım cihaz değil, aradaki kayıplar.
kur artışı ile market fiyatlarındaki artış arasında yaklaşık üç haftalık bir gecikme var. düşerken ise böyle bir gecikme yok, çünkü düşüş fiyata hiç yansımıyor.
geçen sene ocakta açıklanan rakamla bu sene ocakta açıklanan rakamı yan yana koydum. artış var. market fişini de yan yana koydum. artış orada daha fazla.